Salı, Ekim 20, 2009

Enfes Film 'Nefes'

Enfes Film 'Nefes'

Uzun zamandır  filmin haberleri geliyordu merakla bekliyordum.Televizyonda ilk iştima konuşmasını duyduğumda zaten hayran olmuştum.Ekşi sözlük , friendfeed gibi sosyal topluluklarda ki hararetli yorumlar beni uzun zaman sonra sinema salonuna götürmüştü.Aslında bu pazar tiyatro bileti almak için cevahir alışveriş merkezinde arkadaşımla buluşmuştum.Kendisi 1993 de terör örgütü yüzünden Van'dan İstanbul'a göçen kürt bir vatandaşımız :) Haftaya pazar günü çocuk esirgeme kurumuna ziyarete gidicem tiyatroyu erteleyelim dedi ve ben haftaya onunla çocukları ziyarete gidicem ve madem buluştuk böyle böyle bi film var hadi gidelim.Sağolsun kırmadı beni pazar günü gittik ve ben hala bu filmin etkisindeyim.Bir çok salonda gösterime girmesi ve ilk 3 günde 334 bin kişi tarafından izlenmiş olmasından gurur duydum.
Teknik işlerden pek anlamam birazda sulugöz bir insanımdır gizli gizli ağlamaya hazırlıklıyıdım.İlk giriş komutan'ın gelişi sobaya çan çan vuruşu tüylerimi o dakkadan itibaren kirpi yavrusu misali dimdik etmişti.Hani bi an vardır dumur eder insanı ve nefes almadan dinler karşısındakinin cümlelerini.İşte böyle dumur ediyordu beni.Terör örgütünün en kanlı dönemlerinde dünyada olmadığım yada çocukluk dönemime gelmesinden dolayı o 45 saniyelik kahramanlarımızın yaşadıklarını görmeden hissedemeden büyüdük.Masal gibi anlatıyorlardı fazla hatırlamıyorum ama anımsıyorum birazcık.Akrabalarımızdan Şırnak'ta görev yapıp piskopatça dönenler olmasa belki bu kadar da anımsamam.Öncelikle şunu merak ediyorum bugünedek bu kadar sade öz ve net bir şekilde anlamlı mesajlar veren başka bir filmimiz oldu mu yada olabilicek mi? Ben bu yaşıma kadar bu denli saldırılar aldığımızdan bi haber şekilde sikim taşşam trampet çala çala gezip tozuyordum.

Film kurgusu olaylar şöyle olsa böyle olsa gibi düşüncelerin gereksiz olduğunu eleştirilicek bir konu olmadığını düşünüyorum.Sözlükte her detayı ince ince anlatmışlar.O yorumlardan farkettiğim.Pkklılara kurulan pusuda ölen teröristin elinde ki  silahı komutanın karakolda atış talimi yaparak denemesi ve askerlerin 'aa siktir o nası bi silahtır lan öyle'dercesine bakışı gözümden kaçtı.Ama anlamlı bir mesaj vermiş oldu.Komutan ile doktor telsiz dialoglarına hiç girmemek filmi izlemeyenlerin heveslerini heyecanlarını kırmamak açısından detaylara girmeden son olarak filmin bana kattıklarına geçmek istiyorum.

Ben bu Filmden ne öğrendim;

Öncelikle evet askerlik yan gelip yatma yeriymiş.Evet evet askeriyede ki aileler çok kebap çok kralmış filmin sonunda hepimiz gördük dimi? En güzel evlerde beleş oturuyorlar ucuza yiyip içiyorlar.Ne yazık ki gerçekleri görememişiz oysa ki ucuz olan onların emeklerinin karşılığıymış.Bizim metropollerde top yapıp birbirimize attığımız karlar onların mezarları oluyormuş.Hani o izlediğimiz amerikan yapımı bir kaç kişi ile dünyaları deviren kahramanlar yok karşılarında kek gibi vurulabilicek düşmanda yok.Emret komutanım ile gençliğin askeriye zihniyetinden de eser yok.Ortada tek bir gerçek var acımasız ama gerçek yeterli askeri silahi tecrübesi olmayan ve güvenli sayılmayan bir bölgede kurulan askeri üst ve dış güçlerin desteklediği bölgenin hakimi bir gerilla terörist.Füzelere mermi ile karşılık vermek ancak Türk ordusunun cesur askerinin bir özelliğidir. O saldırı anında yuh bu kadar olmamıştır herhalde demiştim o askerlerin yerinde olsam ne yaparım diye bile düşünemedim beynimden kaynar kaynar sular akıyor çaresizliği an be an yaşıyordum.Ve öğrendim ki bundan daha büyük daha ağır saldırılarda yapılmış ordumuza.Ve bizim nesil gençlik buna bende dahil asker olmaktan ödü kopuyor az yapmak için açıköğretim ile uzadıkça uzatıyor kaçtıkça kaçıyoruz.Neyse daha fazla söze hacet yok Gidin izleyin benim gibi gaz olun.

Cumartesi, Ekim 03, 2009

Aşk Faciası

Aşk Faciası

Evet farkındayım başlık 3.sayfa haberi gibi bir his uyandırsa da haberimiz ismi lazım değil bir gazetemizin ana sayfasından.İzmir'de yalnız yaşayan Efe yıllardır beklediği ana dün kavuştu kendisi ile tanıştırılan Zarife,Efe'nin yıllardır bekledim neredeydin gibi serzenişleriyle saldırıya uğradı.Çiftleşmesini beklerken kavga edip ayrıldılar. Doktorlar abazanlığın hat safhada olmasından bu olayı normal karşıladı.Zavallım nasıl yapılıcağını bilmiyor ki. Ardından genç çifti ayrı yaşam alanlarına yerleştirdiler.Bu sırada ise 2 zebra telef oldu bir tanesi de yaralanarak iş görmez raporu alarak ülkesine geri gönderildi :) Son cümleden anladığınız üzere bu çiftimiz hayvan ama zebra değil zürafa.Hayvanı yıllarca zebraların içinde tek başına bırakmışsın eleman alışmış kendinden kısa ufak tefek hayvanlarla takılmaya.Direk pat diye de getirirsen dişi zürafayı olucağı bu işte zavallı şoka girmiş =(.

İlgimi çekti: Kadın sürücülerin otomobil kullanırken makyaj yapması İngiltere'de her yıl 500 bin trafik kazasına neden oluyormuş.

Cuma, Ekim 02, 2009

Hakkımda

yasin alıcı

Bu sayfayı ziyaret ettiğine göre tanışma zamanı gelmiş. Biraz kendimden bahsetmem gerekirse, 4 Haziran 1987 İstanbul doğumluyum. Aslen Kastamonu'luyum.

Eğitim;

  • Hamdullah Suphi Tanrıöver İlkokulu
  • Ziya Kalkavan Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi  | Gemi Elektroniği
  • İstanbul Üniversitesi | Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
  • Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
Çalıştığım Firmalar
  • Happy Center
  • Bilge Adam 
  • Acerpro
  • Kervan Mobilya
  • Home Sweet Home
  • Evdema
  • Sözcü Gazetesi
  • Schafer
  • Şuan ismini belirtmek istemediğim bir E-ticaret markasında Seo Uzmanı olarak çalışmaktayım. ( 2017)
  • Freelance olarak hizmet verdiğim firma ve markaları sadece referans isteyen kişi ve kurumlara özel iletiyorum.
Dilerseniz beni Linkedin hesabımdan takip edebilirsiniz.
Uzmanlıklarım
  • Sosyal Medya Pazarlama
  • Dijital Pazarlama
  • E-ticaret
  • Sem
  • Seo
İnternetsiz geç(mey)en günler;

İnternetsiz geç(mey)en günler;

Haziran'ın son günleriydi finallerden çuvallamanın ve süperonline adsl hizmetinde ki bir takım aksaklıklar oluşması önümde bir yılımı daha götürebilicek olan bütünleme takviminin bir hayli yoğun olması ve beni bu hallere düşürenin internet ile aramdaki kopmak bilmez bağlantıymış gibi görülmesi üzerine bir kaç telefon görüşmesinden sonra adsl aboneliğimi kapattırdım.(Sanki bende hiç suç yokmuşcasına bir tavır içerisindeydim.Ama gerçekten de yokmuş bunu zamanla anlamış oldum.

Blog Hakkında

Her seo uzmanı gibi, okumaya araştırmaya çok vakit ayırıyorum. Söz uçuyor yazı kalıyor tabi, linkedin, facebook, r10.net, whatsapp grupları derken çok farklı platformlarda edindiğim bilgileri tekrar bulmakta zorlanıyordum. Bende blogu bir not defteri gibi kullanıp bildiklerimi, öğrendiklerimi paylaşayım dedim. Umarım bir faydamız olur web alemine.

Top