Perşembe, Aralık 31, 2009

Mommo (Kızkardeşim)



Üzülüyorum… Biliyorum zevkler ve renkler tartışılmaz.Ama olsun ben yine de üzülüyorum böyle güzel filmlerimizin içinde manken,sevişme,argo,şiddet,geri zekalı insan düzeyinde şakalar olmadığından ötürü izlenmeyişine.Oysa çok acı bir gerçek ile karşı karşıya getiriyor hepimizi.Şöyle bir dürtüyor insanı.Sıkı bir ders,gözyaşı ve sımsıcak bir tebessüm bırakıyor ardında.Evet basit bir film o çok bayıldığın görünce ağzında ki salyaları akıtan hatunlar yok… Yok ama dünyalar tatlısı bir Ayşe var.İşte o kız oyuncu kılıklı mankenlere bin basan bir oyunculuk ile hayran bıraktırıyor kendini.Sırf onun mimikleri bakışları ağlayışı konuşması için bile iki kere izlenir bu film.Film içerisinde televizyon dünyasından tanıdığım 3 kişi var ünlü olan.Afişine bakıldığında çekici gelmemişti kabul ediyorum.Hani reklamıda olmadığından pek çok kişi filmin varlığından haberdar bile değildir.Lakin ben “Ağlatan Filmler Kuşağı” adı altında bir koleksiyon yapıyorum sadece beni ağlatan filmlerden oluşan.Bu vesile ile indirmiştim.10 kere izlesem yine yeniden ağlatır beni.Ulan zaten hayatımız dram ama napayım Sevmiyorum sevemiyorum güldürmek için orasını burasını yırtan,bel altı vuran filmleri… Acıların adamıyım sulugözüm duygusalım napayım… Emrah filmleri ile büyüdük daha ne bekliyodun ki?

Konu gerçekte yaşanmış hatta sürekli yaşanan acı bir gerçek.Öksüz çocukların  belirsiz akıbeti.Ve beni en çok etkileyen iki olay; filmin gerçek hayattan alıntı olduğu ve benim de gerçek hayatta gidip ziyaret ettiğim çocuk esirgeme kurumunda nice Ayşeleri nice Ahmetleri görüşümdü.Gerçek hikayeden yumuşatılarak sinemaya uyarlanmış gerçek hikayesi daha yıkıcıymış.Çok detay da vermek istemiyorum.Eğer olur ya hani kafana eserse izlersin spoiler vermeyelim de tadın kaçmasın.Sırf Ayşe için izle derim bu filmi.Pişman olmayacaksın.Bide keşke devamı çekilse en heycanlı yerinde bitirdiler çocukların akıbeti kafamı çok kurcalıyor günlerdir.Bunalıma gircem lan!
Bıdı bıdıyı kes kardeşim film hakkında bilgi ver diyenlere gelsin ;
Fragman  İmdb ( 7.7 / 10 ) EkşiSözlük


Okuyucuya Not:Evet kabul ediyorum güzel bir yazı olmadı.Ee ama ben film eleştirmeni değilim ki güzel kardeşim.Sıkıntımızı belirttik işte.

Pazartesi, Aralık 21, 2009

Farmville Oyunu Hilesi ( fazla tarla bug )



Bir çok kişi Facebook FarmVille Hileleri adı altında arama yapıyor. Farm ville altını paraya dönüştürme, Farmville para hilesi, Farmville altın hilesi, Farmville ağaç hilesi, Farmville ev hilesi, Farmville hayvan hilesi, Farmville tarla hilesi, Farmville çok para kazanmak istiyorum gibi bir sürü arama mevcut. Elbette her oyunun hilesi vardır. Ama bu oyundaki amaç hem sizi facebooka bağlamak hemde paypal aracılıgı ise sizden para koparmak.,Ama oyunun bir bug yani açığı bulundu tespit edilmeden hemen kullanmanızı tavsiye ediyorum :D


Bu bug sayesinde farmvillede tarlanız içinde fazla tarla yapabilir veya tarla alanı dışına ağaç yada tarla yapabilirsiniz. bu sizin el çabukluğunuza bağlı.
ben mozilla ile yaptım sorunsuz

2- Cheat Engine 5.5 Programına İhtiyacınız var.
Burdan : 
http://www.heijnen1.demon.nl/CheatEngine56.exe

İndirebilirsiniz.

3- Aplle Safari İnternet Tarayısını Açınız Ve Farmville giriş yapınız.

4- Cheat Engine 5.5 Programını Açınız. Safariden giriş yapın. '4 bytes'yazan
Kısmı 'Array Of Bytes' Yapınız.
'Hex' Yazısının Yanındaki Boşluğa : d0 30 26 d7 d2 60 ?? ?? 66 ?? ?? a8 24 00 Kodu
Yapıştırınız. sonra 'first Scan' Butonuna basarak Taratınız.
Kod Solda Belirince Üstüne Çift Tıklayınız. Alta Gelince Üzerinde Sağ Tuş tıklayıp
'change record' tıklayın. ordan 'value' ye tıklayın. gelen kodda '26' olan bölümü
'27' yapınız. ve okeyleniyiz. Eneble Speadhackı açıp. 1,0 olan zaman birimini
0,0 yapın Apyy leyin.
Tarlada Play a basın. Sayfa yükelemeye çalışıp yarım kalacak.
O anda bir daha Kodu taratın. Yeni kodu da aşağı alın.
Yine '26' yı '27' yapın.
Son olarak Eneble speadhackı kapayın.
sonra tarlanızın dilediğiniz yeri üst üste ekebilirsiniz..dikkat edin 2000 i geçmesin kilitleniyor....

Perşembe, Aralık 17, 2009

Düşündükçe Dinden Çıkmak


Efendim yine uzun bir yazı olacak konumuz biraz karışık.Kafamı toparlayıp nereden başlasam konusunda bir türlü karar verememiş olmamdan bodoslama dalıyorum.Kusuruma bakmayınız pls ?

Cuma, Aralık 11, 2009

Forma Arkası Yazıları

minübüs,kamyon ve uçaklardan sonra şimdi de sıra forma arkalarında =)




Hava güneşli, Hami Mandıralı, Mustafa Denizli, ben ise çok yalnızım!


Stopersin dediler, vermediler!

Kazmayım ama para bende!

Hakem affeder, ben affetmem!

Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'nde bekliyorum Kumburgazlı'm!

Kaderimse atarım!

Fatih Terim, Allah kerim!

Ye dedi gollerin!

Zalim hakem triosu, ayırma bizi!

Tek rakibim, Brezilya Hava Yolları!

Yaklaşma toz olursun, çalımlama pişman olursun!

Gelişine vurma bana kara forvetli!

Gollerin ustasıyım, röveşata hastasıyım!

Kuzu kurdun, gol forvetin!

Top delikanlı olsaydı, yuvarlak olmazdı!

Şu âlemde tek gizli forvetim!

Driplingime seyirci, duruşuma başkan hasta!

Liberoysan bas topa, forvetsen vur topa!

Hakkaten seviyorsan, gel Dereağzı Tesisleri'ne vicdansız!

İki aşk arasında konturpiyede kaldım!

Hatasız gol olmaz!

Vaktinde gel sevgilim, tayming hatası yapma!

Aramızda karlı dokuz metre on beş santimler var!

Gençliğim haram oldu, şu fair-play uğruna!

Orta sahada geçme beni, ceza sahasında üzerim seni!

O şimdi stoper!

Tiryakin oldum zalim, iğneyle oynuyorum!

Sana değil, rakibime isyanım!

Allahım, ofsayta düşürme hiçbir kulunu!

Gol yarası gol yarası, en derin yaraymış meğer!

Bir formama, bir de sana deli gibi hasretim!

Gollerim taraftarın, kalbim senin Lüleburgazlı'm!

Üç büyükler diye diye bir meçhule gidiyorum!

Şenol Güneş balçıkla sıvanmaz!

Hiç olmazsa prensipte anlaş benimle Borisya Dortmuntlu'm!

Eleştiriler yapıcı olmalı bebeğim!

İbrahim Üzülmez ise Bülent de Korkmaz uleyn!

Sağlı sollu kontrataklarla geliyorum peynir gözlüm!

Nöşetel Samaks'ı ne çabuk unuttun liselim!

Aşkımız ebedi, rekabet ezeli!

Top filelerle kucaklaştı ama biz kucaklaşamadık fındık beyinli'm!

Aşk uzun bir maraton, sana da yeter bana da!

Orta-şut karışımı bakma bana!

Kaleyi cepheden gören bir yerlerde buluşalım!

Uzaktan seveceğim, yalnız Erman hoca bilecek!

Bir UEFA Kupası'na bir de sana doyamadım birtanem!

Sensiz her saniye deplasmanda gibiyim!

Köşe gönderine adını yazdım!

Hadi top bizi sevmedi, sana ne oldu nankör kedi!

Maradona'yı da bir ana doğurmadı mı!

Bu aşk penaltılara gider!

Ömür biter, futbol bitmez

Perşembe, Aralık 10, 2009

Google Wave Davetiyesi


Google Wave ‘ime girdiğimde 8 adet davetiyem vardı.Friendfeed twitter gibi ortamlarda yırtınmama rağmen elimden çıkaramadım.Ekşi Sözlük'de şak diye giden davetiyeleri yazarı olmadığından bitiremeden bi sürü davetiyem oldu son umut blogumda yazayım belki gören ihtiyacı olan birileri varsa elimde 21 adet Google Wave davetiyesi mevcuttur efendim.E-mail adresinizi yorum olarak iletirseniz hemencik yollarım davetiyeleri.

Cumartesi, Aralık 05, 2009

bu bir rüya olmalı


Küçükken tahminen 6 7 yaşlarımda fredynin kabusu vardı.Lavuk her gece seri dizi formatın da yatağımın altına girerdi tuvalete gidemeyip yatağa işeme sebebim olurdu.Ama gelde bunu anneye anlat :) O yaşta kabus görülmez ki.İşte o günlerden kalan bi fobidir korku filmleri bende.Sanki izlersem gece altıma işermişim korkusu gitmedi.

Ramazan bayramına kadar her gece full rüya görürdüm ama epeydir kesikti.Dün gece yine yeniden başladık uzun metraj rüyalarıma.

X. adında bi kız var tee liseden tanıdığım.Özel bir üniversiteye başladı bu sene almış beni okuluna götürmüş.Ama eminönündeyiz heryer karanlık kalabalık korkunç bi şekilde kaybolucam çok kalabalık veryasınları yaparak yapışıyorum kızın eline beline.Bu da aman korkma bişi olmaz diyerek tenhalardan götürüyor beni.O dakka kafamda bin  türlü hain plan oluşuveriyor.Derken okula giriyoruz geziyoruz bu beni kütüphaneye götürüyor.Ama öyle karanlık sessiz ucra bir köşe ki ala ala diyorum bu kız kaşınıyor olm öte taraftan töbe töbe ya olm kaç yıllık arkadaşın derken ama ne kayarum burda buna gibi hızlı hızlı geçişler oluyor beynimde.Öpüşüyoruz ıh mıh yapıyor. Tamam herşey yolunda ama olay bundan sonra kopuyor beynimde.
Neymiş kütüphanede pcnet chip son sayıları var ocak 2010 daha piyasada yok Onları görünce kızı siktir edip kazağın altına saklayıp kaçıyorum.Ulan sanki altın çalmış gibiyim birde mobese kameraları varmış güüya onlara yakalanmadan çapraz çapraz koşturuyorum.
Arada bir kopukluk oluyor.Kendimi evde buluyorum telefon çalıyor.Telefonun ucunda Erdal Kaplansever "- pc net dergisini teslim et arkadaşım bak iş uzamasın" diyor.Ne dicen ki adama küt kapatıyorum teli.Sinyalden evi bulur diye göt korkusundan yollara vuruyorum kendimi.

Ve mutlu son o klasik ses geliyor."Oğlum uyan hadi işe geç kalacaksın " :/
                       uyanınca "-anne ben gece ne yedim?" :)

Kendime Not: Yatmadan pc net e-dergilerini okuma ve karı kız resmine de bakma bi zahmet :) 

Çarşamba, Kasım 25, 2009

İsmail Yk'dan Nefret Etmek


İlk albümünü 2004 yılında çıkaran ve bu 5 hadi 6 diyelim senede bir arpa boyu ilerleyememiş olmasına rağmen ortada sanatçıyım diye gezip popstar havalarında olması.Şarkılarının r&besk formatında olması neredeyse hepsinde aynı melodi var klipler felan hep aynı bokun sarısı işte! Ulan benim nacizhane götümde ki bok bile her seferinde farklı formatlarda piyasaya çıkıyor.Bu adam 6 yıldır aynı boku üretiyor ve ilk haftasında 75bin albümünü alıyor insanlarımız.Nasıl nefret etmezsin ki şimdi.Oyuncağını bilem yapmışlar çocuklar için küçük çocuklarımızın örnek alıcak başka sanatçısı yokmuş gibi :S (not: oyuncak olayı bir hayli olmuş ben yeni gördüm ) 
He yiğidi öldür hakkını yeme geçen disko kralında gördüm karılar vır vır kavga ederken efendi efendi oturdu şarkılarını söyledi bastı gitti.Efendi çocuk benim derdim melodileri barzo hayranları iğrenç elbise ve şaç modeli ile dansları
bu kadar ...

Çarşamba, Kasım 04, 2009

Askerlik Tecil Ettirme Sanatı


2 gündür işi gücü bırakıp kendimi konsantrasyon testinde gibi hissetmeme sebebiyet veren son derece sabır isteyen bir sanat dalıdır askerliği tecil ettirmek.Orta okulda kaldığım için lisede yaşıtlarımdan büyük olmam ve lise biter bitmez sağlık muayenesi için memlekete kağıt gelmesi ile başlayan serüven 2006'dan beri devam ediyor.İlk tecil işlemimi çok fazla hatırlamıyorum demek ki o kadar eziyet etmemişler.Bi günde halletmiştim.
Yüksekokul'dan açıköğretim fakultesine kayıt yaptıracağım ve 1987 doğumlu olduğum için askerliği tekrardan tecil ettirmem gerekiyordu.Sabah 9 gibi kahvaltımı yaptım internete şöyle bir baktım ne lazım diye;
  1. Diploma Aslı ve 2 Fotokopisi
  2. Vesikalık Resim 2 Adet
  3. Nüfüs Cüzdanı ve Fotokopisi
Sonra gevşek gevşek K.Çekmece Askerlik Şubesine gittim kapılar açıktı giren çıkan belirsiz saat 10 civarı telaşlı gençler etrafta dolanıyor.Danışmaya gidip askerlik tecil işlemi ile ilgili sorular sorduğum er kardeş sen şimdi git yarın 7 de gel kapıdan sıra al dedi.Şok oldum lan.

Salı, Ekim 20, 2009

Enfes Film 'Nefes'

Enfes Film 'Nefes'

Uzun zamandır  filmin haberleri geliyordu merakla bekliyordum.Televizyonda ilk iştima konuşmasını duyduğumda zaten hayran olmuştum.Ekşi sözlük , friendfeed gibi sosyal topluluklarda ki hararetli yorumlar beni uzun zaman sonra sinema salonuna götürmüştü.Aslında bu pazar tiyatro bileti almak için cevahir alışveriş merkezinde arkadaşımla buluşmuştum.Kendisi 1993 de terör örgütü yüzünden Van'dan İstanbul'a göçen kürt bir vatandaşımız :) Haftaya pazar günü çocuk esirgeme kurumuna ziyarete gidicem tiyatroyu erteleyelim dedi ve ben haftaya onunla çocukları ziyarete gidicem ve madem buluştuk böyle böyle bi film var hadi gidelim.Sağolsun kırmadı beni pazar günü gittik ve ben hala bu filmin etkisindeyim.Bir çok salonda gösterime girmesi ve ilk 3 günde 334 bin kişi tarafından izlenmiş olmasından gurur duydum.
Teknik işlerden pek anlamam birazda sulugöz bir insanımdır gizli gizli ağlamaya hazırlıklıyıdım.İlk giriş komutan'ın gelişi sobaya çan çan vuruşu tüylerimi o dakkadan itibaren kirpi yavrusu misali dimdik etmişti.Hani bi an vardır dumur eder insanı ve nefes almadan dinler karşısındakinin cümlelerini.İşte böyle dumur ediyordu beni.Terör örgütünün en kanlı dönemlerinde dünyada olmadığım yada çocukluk dönemime gelmesinden dolayı o 45 saniyelik kahramanlarımızın yaşadıklarını görmeden hissedemeden büyüdük.Masal gibi anlatıyorlardı fazla hatırlamıyorum ama anımsıyorum birazcık.Akrabalarımızdan Şırnak'ta görev yapıp piskopatça dönenler olmasa belki bu kadar da anımsamam.Öncelikle şunu merak ediyorum bugünedek bu kadar sade öz ve net bir şekilde anlamlı mesajlar veren başka bir filmimiz oldu mu yada olabilicek mi? Ben bu yaşıma kadar bu denli saldırılar aldığımızdan bi haber şekilde sikim taşşam trampet çala çala gezip tozuyordum.

Film kurgusu olaylar şöyle olsa böyle olsa gibi düşüncelerin gereksiz olduğunu eleştirilicek bir konu olmadığını düşünüyorum.Sözlükte her detayı ince ince anlatmışlar.O yorumlardan farkettiğim.Pkklılara kurulan pusuda ölen teröristin elinde ki  silahı komutanın karakolda atış talimi yaparak denemesi ve askerlerin 'aa siktir o nası bi silahtır lan öyle'dercesine bakışı gözümden kaçtı.Ama anlamlı bir mesaj vermiş oldu.Komutan ile doktor telsiz dialoglarına hiç girmemek filmi izlemeyenlerin heveslerini heyecanlarını kırmamak açısından detaylara girmeden son olarak filmin bana kattıklarına geçmek istiyorum.

Ben bu Filmden ne öğrendim;

Öncelikle evet askerlik yan gelip yatma yeriymiş.Evet evet askeriyede ki aileler çok kebap çok kralmış filmin sonunda hepimiz gördük dimi? En güzel evlerde beleş oturuyorlar ucuza yiyip içiyorlar.Ne yazık ki gerçekleri görememişiz oysa ki ucuz olan onların emeklerinin karşılığıymış.Bizim metropollerde top yapıp birbirimize attığımız karlar onların mezarları oluyormuş.Hani o izlediğimiz amerikan yapımı bir kaç kişi ile dünyaları deviren kahramanlar yok karşılarında kek gibi vurulabilicek düşmanda yok.Emret komutanım ile gençliğin askeriye zihniyetinden de eser yok.Ortada tek bir gerçek var acımasız ama gerçek yeterli askeri silahi tecrübesi olmayan ve güvenli sayılmayan bir bölgede kurulan askeri üst ve dış güçlerin desteklediği bölgenin hakimi bir gerilla terörist.Füzelere mermi ile karşılık vermek ancak Türk ordusunun cesur askerinin bir özelliğidir. O saldırı anında yuh bu kadar olmamıştır herhalde demiştim o askerlerin yerinde olsam ne yaparım diye bile düşünemedim beynimden kaynar kaynar sular akıyor çaresizliği an be an yaşıyordum.Ve öğrendim ki bundan daha büyük daha ağır saldırılarda yapılmış ordumuza.Ve bizim nesil gençlik buna bende dahil asker olmaktan ödü kopuyor az yapmak için açıköğretim ile uzadıkça uzatıyor kaçtıkça kaçıyoruz.Neyse daha fazla söze hacet yok Gidin izleyin benim gibi gaz olun.

Cumartesi, Ekim 03, 2009

Aşk Faciası

Aşk Faciası

Evet farkındayım başlık 3.sayfa haberi gibi bir his uyandırsa da haberimiz ismi lazım değil bir gazetemizin ana sayfasından.İzmir'de yalnız yaşayan Efe yıllardır beklediği ana dün kavuştu kendisi ile tanıştırılan Zarife,Efe'nin yıllardır bekledim neredeydin gibi serzenişleriyle saldırıya uğradı.Çiftleşmesini beklerken kavga edip ayrıldılar. Doktorlar abazanlığın hat safhada olmasından bu olayı normal karşıladı.Zavallım nasıl yapılıcağını bilmiyor ki. Ardından genç çifti ayrı yaşam alanlarına yerleştirdiler.Bu sırada ise 2 zebra telef oldu bir tanesi de yaralanarak iş görmez raporu alarak ülkesine geri gönderildi :) Son cümleden anladığınız üzere bu çiftimiz hayvan ama zebra değil zürafa.Hayvanı yıllarca zebraların içinde tek başına bırakmışsın eleman alışmış kendinden kısa ufak tefek hayvanlarla takılmaya.Direk pat diye de getirirsen dişi zürafayı olucağı bu işte zavallı şoka girmiş =(.

İlgimi çekti: Kadın sürücülerin otomobil kullanırken makyaj yapması İngiltere'de her yıl 500 bin trafik kazasına neden oluyormuş.

Cuma, Ekim 02, 2009

Hakkımda

yasin alıcı

Bu sayfayı ziyaret ettiğine göre tanışma zamanı gelmiş. Biraz kendimden bahsetmem gerekirse, 4 Haziran 1987 İstanbul doğumluyum. Aslen Kastamonu'luyum.

Eğitim;

  • Hamdullah Suphi Tanrıöver İlkokulu
  • Ziya Kalkavan Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi  | Gemi Elektroniği
  • İstanbul Üniversitesi | Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu
  • Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi
Çalıştığım Firmalar
  • Happy Center
  • Bilge Adam 
  • Acerpro
  • Kervan Mobilya
  • Home Sweet Home
  • Evdema
  • Sözcü Gazetesi
  • Schafer
  • Şuan ismini belirtmek istemediğim bir E-ticaret markasında Seo Uzmanı olarak çalışmaktayım. ( 2017)
  • Freelance olarak hizmet verdiğim firma ve markaları sadece referans isteyen kişi ve kurumlara özel iletiyorum.
Dilerseniz beni Linkedin hesabımdan takip edebilirsiniz.
Uzmanlıklarım
  • Sosyal Medya Pazarlama
  • Dijital Pazarlama
  • E-ticaret
  • Sem
  • Seo
İnternetsiz geç(mey)en günler;

İnternetsiz geç(mey)en günler;

Haziran'ın son günleriydi finallerden çuvallamanın ve süperonline adsl hizmetinde ki bir takım aksaklıklar oluşması önümde bir yılımı daha götürebilicek olan bütünleme takviminin bir hayli yoğun olması ve beni bu hallere düşürenin internet ile aramdaki kopmak bilmez bağlantıymış gibi görülmesi üzerine bir kaç telefon görüşmesinden sonra adsl aboneliğimi kapattırdım.(Sanki bende hiç suç yokmuşcasına bir tavır içerisindeydim.Ama gerçekten de yokmuş bunu zamanla anlamış oldum.

Salı, Mayıs 05, 2009

Krizde Fırsat Tepmek

Krizde Fırsat Tepmek

Şahsım adına zor sancılı geçen günlerin geçtiği bir dönemin içinde buldum kendimi.Zaten vizelerde 3 yıldır notların serbest olduğu dönemi geride bırakıp kol gibi sorular soran ve bu cevapların hiçbir kaynakta bulunmadığı sınavlara girmiş bulunmatayım.Be adam madem not serbest değil son dakka mı söyler insan bunu.Hadi onu geçtim eşşek değiliz az çok biliyoruz yaparız da elektronik bir meslek dersinde neyine senin tarih sormak.Tamam hadi bundan da vazgeçtim.Abi hamam böceği yakalayıcısı devre de neyin nesidir :) hey Allah'ım sen akıl ver!!!
Heh işte böyle saçma salak derslerle istemeye istemeye uğraşırken bi de ne gelsin başıma .Başlıkla ilgili kısım şimdi başlıyor: efendim 3 ay evvel kriz sebebi ile çıkartıldığım işten sonra büyük bunalıma girmiştim ilk işten çıkarılma maceramdı.(bi gün müsait oldumda onunla ilgili de yazıcam.)Eve gözlerim dolu dolu gitmiştim kabus gibi zamanlardı 6 ay gece gündüz hayatımın herşeyi olan işten çıkarılmak ve bunun bi nedeni olmaması beni inanılmaz sarsmıştı.Gerçi işyerinde sevgilim olması bunu tetiklemiş olabilir diye düşünmedim değil.Neyse bu adamlar geçen beni aradılar" yine kalite kontrol bölümüne seni almayı düşüniyoruz dilek ablan(10 yıldır orda çalışan biri) yerine seni alıcaz" dediler.Ulan piçlik değil mi bende ağırdan sattım kendimi abi babama sorım ben sana haber veririm diyerek kapattım.Sonra da aramadım.Hayda peder bey de izin vermedi gitmeme iyimi dedi seni çıkaranların yanına mı gitcen siktir et oğlum iki gün sonra gene çıkarırlar :) kestirip attı.Gerçi eski sevgilimi görmeyi hiç istemiyorum ama çok yakın kankalarım dostluklarımın olduğu bir firma ve bu üzüyor beni.Bu adamlar tabi geliceğime kesin gözü ile bakıyor nasılsa kriz var sike sike gelicek kaçışı yok gibisinden düşünüyorlardı ki dün göt ettim hepsini :D Sabah'ın 8 inden öğlene kadar aradılar açmadım sonrada msj attım ben çalışmak istemiyorum...
Olum piçmisin lan diye sorarlar adama ama haklıyım kardeşim.Biz köpek gibi çalışalım adamlar bi telefon açıp yasin seni çıkarıyoruz yarın gelme demesini unutamıyorum.hele 2 ay maaş vermeden işe gidilmiyor be abi o yüzden kriz var diye de göte gelmemek lazım!Hem baba sözünden de çıkmamak lazım hacı :)
Yani işin özeti şudur : Kriz var diye Keriz olmayalım.Rte'ye selam eğitime devam :D:D

Çarşamba, Nisan 29, 2009

Vizelerden ötürü üretime ara verilmiştir

Vizelerden ötürü üretime ara verilmiştir

Nefret ettiğim şey vizelerin bu kadar geç olması ve temmuzun ortasında bütlere kalarak yazın kavurucu sıcaklarında millet denize işerken benim sınavlardan "-sıçtım bu senede uzadı "diyerek çıkmam :)
Vize haftaları dolayısı ile beynimi üretime kapatıyorum...Fazla bıdı bıdı yaparak kafanızı da şişirmeme taraftarıyım..

Perşembe, Nisan 16, 2009

İnsanlara, insanlığı öğreten hayvan

İnsanlara, insanlığı öğreten hayvan

Bu tarz haberleri okumam paylaşmayı da sevmem aslında ama beni duygulandırdı derinden etkiledi.Bobiler'de bu monteyi paylaşmasam ölürüm gibi oldu biraz...




İspanya'nın Seville kentinde her yıl nisan ayında yapılan boğa güreşi festivali yine kanlı bir güne sahne oldu.



Matador Diego Ventura atının üzerine gururla oturdu ve 'şova' başladı.



Ventura'nın kılıçlarının hedefi boğaydı. Yüzündeki ifade aslında kimin vahşi olduğunu ortaya koyuyor. Başka söze gerek yok...



Matadorun her yeni kılıç darbesi binlerce İspanyolu kendinden geçirdi.



Boğaya sapladığı kılıçlarla tatmin olmayan Ventura, daha çok alkış için boğanın kulaklarını da kesti.



Tribünlerden gelen mükafatını alan kahraman sevinç çığlıkları atarken yaralı boğa hemen yanı başında can çekişiyordu.



O sırada boğaya yaklaşan matadorun atı insanlık dersi verdi.
Binlerce insanın göstermediği merhameti gösterdi ve...
boğanın yaralarını kendince iyileştirmeye çalıştı.

Çarşamba, Nisan 15, 2009

Lego Savaş Gemisi

Lego Savaş Gemisi

Ulen kucukken ben bi araba yapamazdım adamlar neler neler yapıyor. :D





























































Salı, Nisan 14, 2009

Beşiktaş J.K-Bursaspor biletimi aldım


Evet evet kafaladım arkadaşlarımı 3 tane bileti gittim aldım yarın bir iki arkadaşıma daha alacağım gibi.Bu resmi de gelemem diyen elemanları imrendirmek adına ekliyorum :) Ama bazılarının gerçek maruzatları var biri ankarada vizeleri başlamış biri gemide biri kumar zevkine keyfine engel olamıyor.Herşeye rağmen banko 4 kişi gidiyoruz...Uzundur maça gitmiyordum iyi stress atacağım buna eminim...Bursa taraftarını umuyoruz getirmez malum aramız pek iyi değil arbede çıksın istemiyoruz ayrıca emniyet güçlerinin tutumuda bu maç için çok büyük merak konusu bakalım gidip  görüp jop biber gazı dayak yemeden gelmek en büyük dileğimiz :D

Cuma, Nisan 10, 2009

19 nisan 2009 beşiktaş bursaspor maçı



19 nisan pazar akşamı saat 20:00 da yapılacak maça gitmeyi gerçekten çok ama çok istiyorum şampiyonluğa koşan Beşiktaşımızın desteğine çarşısına gitmem lazım uzundur aksatıyorum.Bir kaç arkadaşımı kafalarsam takımımız için anlamlı maçı canlı kanlı izlerim.Yukarda ki resime bakıp ahh ahh çekerek ulan ne zaman beşiktaşlı bi sevgilim olucak sorusunu da araştırıcam bu hafta.Neyse yine malesef sap takım grubu ile gitcem :) Ama geçen hafta yaşanan polis taraftr kavgasını gören ebeveynlerim bu duruma ne tepki vericek bilemiyorum.Umarım taşkınlık çıkmaz.En son gittiğim maçın çıkışında arkadaşımı gasp ediyorlardı büyük kavga çıkmıştı :( Neyse ki kalabalıktık kazasız belasız atlattık :)

Araba kullanırken makyaj yapan kadın

Temsili :)

Epeydir yazamıyorum günlüğüme babamın yanına dükkana gidiyorum ve rutin işten eve, evden işe hayatından nefret ediyorum :( Ve her sabah işe giderken kırmızı ışıklarda çoğunlukla olmakla birlikte bayan sürücü veya yolcuların makyaj yaptıklarına şahit oluyorum.Ve bu konu hakkında atıp tutmak istiyorum.
Öncelikle bilmeliyiz ki bu arabanın dikiz aynasına bakıp ruj sürmeye çalışan iş kadını muhtemelen sabah 5 dakika sonra kalkıcam sendromunu henüz atlatamamış kişidir.Son derece tehlikelidir.Trafik canavarı olmasını tartışmıyorum bile ama uykusuz sinirli ve agresif olması trafiği katletme hakkını şahsına vermez değil mi?Şahsı tavsiyem yolda bu tarife uyan bir bayan görürseniz acilen uzaklaşın ve 911 i arayın :)
Şimdi bir kaç madde ile araba kullanırken makyaj yapma önerileri vermeliyim ;
  • Siz ki istanbul gibi bir trafik sıkıntısının ve kazaların yaşandığı şehirde cesaret edip araba kullanırken müziğin ritmine kapılan yanda ki arkadaşınızın uyumasına izin vermeyerek makyaj işlemine başlayabilrsiniz.
  • Bu işlem biraz zor olabilir şahsen benim gibi bi arkadaşınız varsa yapmanız gereken camı açmak ve müziğin sesini köklemek olmalı ki eleman uyanıp sağa sola göz kulak olsun :)
  • Evet başlıyoruz herşey hazır aynalar tamam mazemeler okeyto çıkardık nevaleyi şimdi napıcaz ?
  • Sakince uygun vitese geçip gazı rolanti şekilde köklemek ve orta şeritde seyir halinde önce sağa sonra sola bakılır taksici minübüs otobüs yoksa sür biraz ruj allık far sürme ne bilim anlamam ne sürülcenden ama yap bişeler ve elini çabuk tut :) 
 Diyeceğimi sanmayın kesinlikle zaman canınızdan ve başkalarının canından daha önemli olamaz işinize 5 10 belki 30 dakika geç gidin ama bu tür adranelin yarışlarına katılmayın.Hayır abi ben vitesi debriyajı ayarlarım dikizden arkama sağa sola bakar trafiğe akarım makyajımıda yaparım diyorsun biliyorum ama şu bir gerçek ki hem araba kullanıp hem makyaj yapabilen kadın çok becerikli ve ilgi çekici geliyor diğer şöförlerimize :) Siz çarpmasanız bile arkanızda ki sizi izlerken duru güzelliğinize dalıp arabaya bodoslama da dalabilir :P

*Dip Not : Sakın resimde ki gibi ben arabamı sağa çeker kaputa çıplak ayağımı koyar ojemi minicik ayak parmaklarıma sürerim diye bir hevese kapılmayın sonunuz hiç iç açıcı olmaz

Perşembe, Nisan 09, 2009

Japonların Pirinç Tarlası Sanatı

japonya'nın aomori bölgesine bağlı inakadate kasabası çiftçileri her yıl, yetiştirdikleri küçük mor/sarı yapraklı kodaimai ve yeşil yapraklı tsugaru-roman pirinç filizleri ile tarlalarına sanat eserleri işliyorlar.







Pazar, Nisan 05, 2009

Converse All Star mı Onitsuka Tiger mı


Eğer sizde benim gibi bir converse hayranıysanız.Muhtemelen geçen yaz aldıklarınız parçalanmıştır ve yenisini almanız için size yeni sezondan model beğenmek düşüyordur.Malum çabuk yıpranan bir ayakkabı olmasına rağmen kalitesi/fiyatı baz aldığınızda asla alınmaması gereken bir spor ayakkabı olabilir ama bir trend bir hayat felsefesi.Orjinalı 200 tl , köşe başı korsan converse satıcılarında ise 20 tl ye satılan bir papuç olması ise tüm heveslerimi kırmaktadır.Tiger diye bir ayakkabı modeli de son bir kaç yıldır revaçta ama sevmedim şeklini şemalini.Lakin kullanıcılarının yorumlarını "ayağımda var mı yok mu bilemiyorum,efendim inanılmaz rahat,çok kullanışlı yok şöyle yok böyle " okuduğumda fiyatına aldanmayıp hemen gidip almak lazm diye düşünüyor insan..
Her neyse herşeye rağmen bu resimde ki converse modeline hayran olduğumu da bildirmek isterim =)Sanırım bu yazda bir değişiklik yapmadan converse ile mutlu mesut geçireceğim...

Pazartesi, Mart 30, 2009

Lost 5.Sezon Yeni Haberler [spoiler]


Evet evet lost krizim tuttu yine Lost 5x11 Promo yu izledim az önce sonra daldım dark ufo'un hazırladığı kaynakları okumaya. translate google dan gezerek hiçbirşey anlamıyorum ama yine de bakıyorum zaten gizemli olaylar dönüyor google çevirisi sayesinde tümden gizeme kavuşan lost hepimizi hayretler içerisinde bırakmaya devam ediyor..Her bölümü izlerken aklımadan şu geçiyor yahu bazen gerçekten böyle bir ada olduğunu düşünüyorum ve bu adayı bıraksınlar 24 saat izlerim abi =) gibisinden fantezi kurarken zaten dizi bitiveriyor hayda ondan sonra bekle bi; hafta, ay yada yıl....Hele bir de bu şekilde lost spoiler okuyoruz hepten merak oluşuyor ister istemez...


Önemli spoilerler içeriyor. Okumak istediğinizden eminseniz buyurun…
- Dharma İstasyonu‘nun yapımında büyük bir sorun olacak.
- Marvin Candle‘in kolunu nasıl kaybettiği aydınlatılacak.
- Finalden önce bir ölüm olacak. Finalde de bir ölüm gerçekleşebilir.
- Sun ve Jin‘in düğününü göreceğiz.
- Sahildeki kampa Rose ve Bernard‘la birlikte dönülecek.
- (!!!!) Genç Sawyer anne babasının cenazesinde Jacob ile karşılacak.

Ve oyuncu haberleri:



- Ellie‘nin Eloise Hawking olduğu IMDB‘de doğrulandı.

- Mark Pellegrino‘nun, Jacob‘u canlandıracağı söyleniyor. Jacob 70li yıllarda ada dışında, genç Sawyer‘la, annesinin ve babasının cenazesinde karşılacak.

kaynak: darkufo

Blog Hakkında

Her seo uzmanı gibi, okumaya araştırmaya çok vakit ayırıyorum. Söz uçuyor yazı kalıyor tabi, linkedin, facebook, r10.net, whatsapp grupları derken çok farklı platformlarda edindiğim bilgileri tekrar bulmakta zorlanıyordum. Bende blogu bir not defteri gibi kullanıp bildiklerimi, öğrendiklerimi paylaşayım dedim. Umarım bir faydamız olur web alemine.

Top